« Önceki | Sonraki »

7/12/2007

8 Aralık'ta tüm dünyayayla eş zamanlı miting: İklim değişikliğini durdurun!

8 Aralık'ta tüm dünyayayla eş zamanlı miting: İklim değişikliğini durdurun!

 

Çok sayıda birey ve örgütün oluşturduğu "Küresel Eylem Grubu" (KEG)'nun 8 Aralık'ta İstanbul'da tüm dünyayla eş zamanlı olarak gerçekleştireceği "Kyoto'yu imzala / Küresel Isınma'yı durdur! konulu mitingle ilgili düzenlenen basın tolantısında konuşan

 

Pelin Batu, "Bizler gezegenimize, suyumuza, Sinop'umuza, çifçimize sahip çıkmak için 8 Aralık'ta Kadıköy'de olacağız. Sizleri de bekliyoruz. Ne petrol, ne kömür, ne nükleer. Güneş, rüzgar bize yeter" dedi.

 

Küresel Eylem Grubu'nun Kyoto Antlaşması'nı Türkiye'nin de imzalaması için başlattığı kampanyanın basın toplantısı İstanbul, TMMOB Makina Mühendisleri Odası'nda gerçekleşti.

KEG adına konuşan Pelin Batu, dünyanın atmosfere yakın yüzeyinin ortalama sıcaklığının son yüzyılda 0,6 derece arttığına, buna petrol ve kömür gibi yakıtlardan çıkan gazlar ile diğer sanayi ve atık gazlarının büyük katkı yaptığının belirtildiğine, geçtiğimiz bir yıl içinde iklim değişikliğinin tüm beklentileri boşa çıkartarak beklenenden daha hızlı ve sert değişiklikler getireceğini ortaya koyduğuna" değindi.

 

'Petro Lobisi İnsanlığı Savaş ve İklim Değişikliğiyle İki Kere Vurmayı Başarıyor'

"Doğu Akdeniz'le birlikte Türkiye'de yaz boyu yaşanan ağır kuraklık, kentlerde susuzluğa, tarlalarda afete dönüştüğünü, tüm dünyada benzeri az görülmüş bir hudubat kıtlığı yaşandığını ve bir yandan kuraklık yaşanırken, öte yandan aşırı yağışlarda binlerce insanın yaşadığı evlerle birlikte yok olduğunu söyleyen Batu, "Bu yıl Aralık ayında Endonezya'nın Bali kentinde toplanacak olan İklim Değişikliği Zirvesi"nde acilen adım atabilmek amacıyla biraraya geleceklerini açıklayan hükümet başkanları, sorunun boyutları sebebiyle endişelerini gizlememelerine rağmen, silah ve petrol lobisinin enerji politikaları üzerindeki hakimiyeti devam ediyor. İklimi değiştirerek felaketimizi hazırlayan endüstri ve onun karları üzerine kurulu sistem için, Kuzey kutbunun erimeye başlaması sonucu ortaya çıkacak olan, tahminlere göre tüm kaynakların yüzde 25'i kadar petrol ve gaz yepyeni fırsatlar anlamına geliyor. Tarafların kutup şartlarına uygun yeni savaş gemileri için imalata başlaması, bölgede kurulacak askeri üslerle ilgili haberlerin birbirini takip etmesi, iklim felaketinin yanında paylaşım savaşlarıyla geliyor olduğunu net olarak ortaya koyuyor. Petrol hırsı insanlığı savaş ve iklim değişikliğiyle iki kere vurmayı başarıyor" dedi.

 

KEG de Orada Olacak

Pelin Batu, elimizdeki yenilebilir enerji kaynaklarının ve enerji verimliliğini artıran teknolojilerin nükleer güce göre daha hızlı, ucuz, güvenli ve temiz çözüm stratejileri olduklarını kanıtlıyor olmasına rağmen iklim değişikliğini bahane ederek, yeni nükleer reaktörler yapıldığını, Kyoto Anlaşması'nı imzalamamış, kayda değer üç ülkeden biri olduğumuzu, TBMM'de kabul edilen son enerji yasalarıyla hem fosil yakıtlara hem nükleer endüstriye kapıları sonuna kadar açtığımızı, Türkiye'nin iklim değişikliği etkisi altında hızla kuraklaşırken, su güvenliğimiz, çifçimizin geleceği tehdit altındayken hala kirli kömür santrallerinden, boru hatlarından ve doğal gaz anlaşmalarından vazgeçilmediğini ve bunlara rağmen Kyoto protokolü imzalanmadığını" sözlerine ekledi. Batu; "KEG (Küresel Eylem Grubu), amaç karbon salımlarını azaltmaksa, 'nükleer enerjinin' bu amaca hizmet edemeyeceğinin bir gerçeklik olarak karşımızda durduğunu haykırmak üzere 8 Aralık'ta Kadıköy'de olacak. Bizler de, gezegenimize, suyumuza, Sinop'umuza, çiftçimize sahip çıkmak için 8 Aralık'ta Kadıköy'de olacağız. Sizleri de bekliyoruz" dedi.

Mitinge Destek Çağrıları: "Zaman Daralıyor, 'Yaşam Savunucuları' Kadıköy'e..."

Basın toplantısında elinde bir "çalar saatle" söz alan Greenpeace (Yeşi Barış)'den Yeşim Aslan, zamanın daraldığını, eğer bir şeyler yapılmazsa önüne geçmenin daha da güçleşeceğini ve diğer ülkeler Kyoto'nun sonrasında neler yapılabileceğini konuşurken Türkiye'nin Kyoto'yu henüz imzalamadığını dile getirerek, "zamanın daraldığını" ifade etti ve 8 Aralık saat:12.00'de, mitinge katılan ya da evlerinde oturan herkesi çalar saatlerinin zilleriyle "alarm vermeye" çağırdı.

Basın toplantısında söz alan gazeteci-yazar Yalçın Ergündoğan yaptığı konuşmada; "üzerinde yaşadığımız gezegenin çatırdadığını bu nedenle de, kendisinin "en zeki", "en akıllı" olduğunu savunan kibirli "insan türü"nün doğadaki ayak izlerinin acil olarak azaltılması gerektiğine inanıyoruz" dedi. Doğanın da hayvanların da ne haklarını zavunacak ne "avukatları", ne çıkarlarını koruyacak "sendikaları", ne de siyasal iktidarları etkileyecek "oy hakları" var; bu nedenle duyarlı insanların onların yaşam haklarını ve varlıklarını savunmak zorunluluğunda olduğunu ifade eden Yalçın Ergündoğan, "tüm yaşam savunucularını 8 Aralık'ta Kadıköy'e çağırıyorum" dedi.
DİSK adına konuşan Genel Sekreteri Musa Çam da yaptığı konuşmada "emek örgütleri olarak 8 Aralık mitingne destek vereceklerini" vurguladı.
Yeşiller adına konuşan Dr. Ümit Şahin "Bilim insanlarının raporlarına göre önümüzdeki 8–10 yılda acil olarak önlemler alınmazsa iklim değişikliğinin sonuçlarının çok ağır olacağı, açlık ve kuraklık yaygınlaşırken, sel ve kasırga gibi doğal felaketlerin de artacağı, çok sayıda insanın göç etmek zorunda kalacağını hatırlattıklarını" vurguladı. şahin "Yeni termik santral kurulmaması ve var olanların kapatılmaya başlanılması gerektiğinin" altını çizdi.

ÖDP adına konuşan Nermin Kaplan, "Kyoto'yu imzalama talebinin günden güne aslında önemini de yitirdiğine, Avrupa'nın imzalamış olmasına rağmen gereklerini tam olarak yerine getiremediğine, Kapitalizmi ortadan kaldırmadan bunun hiçbir zaman başarıyla sonuçlanamayacağına değinerek, 8 Aralık mitingine destek olacağız" dedi.

8 Aralık " Küresel İklim Değişikliğini Durdurun" mitingini destekleyenler arasında, DİSK, KESK Şubeler platformu, Türk Tabipler Birliği, Çevre İçin Hekimler Derneği,, Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu, Metalurji Mühendisleri Odası, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası, İstanbul Tabip Odası, Şehir Plancıları Odası, 78'lier Vakfı, Açık Radyo, Allianoi Platformu, Amargi, Barışa Pedal, Barışarock, Bianet, BirGün gazetesi, Buğday, ÇGD, DSİP, Dünya Yalnız Bizim Değil (DYBD) Platformu, Genç Siviller, ÖDP, sinop Bizim Platformu, Siyasal Ufuk Hareketi, Türkiye Sakatlar Derneği, Munzur Çevre Derneği, Yeşiller gibi kurum ve kuruluşlar yer alıyor...

http://www.stgm.org.tr/detay.php?detid=456

22/4/2007

1000 Feetten Türkiye

MERHABALAR,

Uzun bir süredir yazamamıştım, özlemişim buraları...


Nefes kesici bir çalışma..  Emek verilmiş ve tek tek özenle seçilmiş resimlerden oluşan eşsiz bir katalog beni tekrar harekete geçirdi... İnanın çok heyecan verici bunu buradan paylaşmak.. 1000 Feetten Türkiye fotoğrafları, herbiri birbirinden güzel herbiri can damarından vuran insanı... Bu memleket güzel yahu, insanı kıskandıracak kadar güzel, nazar değdirecek kadar güzel dedirtiyor.. Bakmaya doyamıyorsunuz ... Şanlıurfa'dan Ağrı'ya , Sümela Manastırı'ndan Dalyan'a

nefes kesici bir gezinti yapmak istiyorsanız, bu çalışmayı kesinlikle kaçırmayın!
www.alpalper.com



www.alpalper.com dan>>>


Ne yazık! Vakit de yok kurtarmak için geleceği
Düşünsek bile şimdiden – düşünemiyoruz ya
üstelik ne çıkar bundan ve ne katardı yaşamımıza
Hiçbir şey! Çünkü ne varsa içimizde gelecek için
Sanki bir öyküsü bu, hayatı süslemenin”


[Umutsuzlar Parkı / Edip CANSEVER]


Geçmişi Geleceğe Taşımak
Geçmiş ve gelecek söz konusu olduğunda, Edip Cansever’in bu dizeleri gelir hemen aklıma. Geleceği kurtarmak için yeterli vaktin olmadığı düşüncesi, beni alır ‘Umutsuzlar Parkı’na götürür. Fakat böyle güzel bir şiir yazılmışsa, boşa geçmemiştir zaman ve geleceği kurtarmak için hâlâ vakit vardır, diye düşünürüm.

Bu projeye başlamadan önce beni ve bu projeye gönül veren arkadaşlarımı, izlerken içimizi acıtan orman yangınları, tarihi eser kaçakçılığı, depremler, para hırsı uğruna yapılan tüm tarihi yıkımlar düşündürdü. Bütün bunlar “Birşeyler yapmak gerek” düşüncesiyle bizi tetikledi.
Öyle şeyler yapmak istiyorduk ki, sahip olduğumuz bu değerlerin yok olmadan önceki güzelliklerini belgeleyelim, gelecek nesillere sunalım, korunmaları adına ruhlarına kuvvet verelim...>>> http://www.alpalper.com/kitap.html

Alp Alper Hakkında...
1996 yılından itibaren Türkiye'de Gezi-Traveler, Gurme, Ulusoy Traveler gibi dergilerde çalıştı. 1999 yılından itibaren ise Yunanistan'da Cosmos Travel ve National Geographic, ardından da 2005 yılında Türkiye ve Polonya National Geographic dergileri ile çalışmaya başladı. 2006 Eylül ayında Yunanistan’daki görevi sona erdiği için İstanbul’a yerleşti. Halen Türkiye ile ilgili üç fotoğraf ve bir belgesel projesini ekibiyle birlikte sürdürmekte ve bu projelerin hayat bulması için gerekli olan sponsor ve destek arayışlarına devam etmektedir. >>>www.alpalper.com

Bu çalışmayı Türkiye'ye ve bizlere kazandırdığı için kendisine teşekkür etmek istiyorum buradan... Ellerinize, yüreğinize, emeğinize sağlık...